Astroloji ile Hayatı Yönlendirmek Doğru mu?

Astroloji ile Hayatı Yönlendirmek Doğru mu?

Saçmalık… Dünyadaki herkesin sadece 12 karakter olması fazlasıyla saçma… Bir de bunları okuyorsunuz… Okumak yetmiyor hayatınızı şekillendiriyorsunuz… Uğraşacak başka iş bulun kendinize… Hep boşluktan bunlar…

Diyen çoğunluğu erkek olan bu popülasyonu yakından tanıyorsunuzdur. Astroloji ile ilgilenen biri zaten kişinin doğum haritasının sadece güneş burcundan(doğum gününe göre olan ve soran herkese söylediğimiz burç) oluşmadığını, doğum anından, yerine kadar bir çok değişkenin karakterimizi ve hayatımızı etkilediğini çok iyi bilir. Buna göre de aynı doğum haritasına sahip iki kişinin olma olasılığı 12 milyonda birdir.

Astrolojiye inanan biri olarak ne kadar doğru olup, olmadığını inanmayan biri ile tartışmaktansa yaşa gör deyip, geri çekilmeyi tercih ediyorum. Zaten genellikle hayatımı zorlaştıran herkesten ve her şeyden kaçmakta üstüme yoktur. Hayat yeterince zor ve karmaşık iken gereksiz yüke ve strese ne gerek var?

Yazının bundan sonraki kısmında astrolojiye inanan takipçilerim ile devam ettiğimizi düşünerek, hissettiklerimi anlatmaya başlıyorum:)

Çoğumuz günlük, haftalık, yıllık burç yorumlarını okuyor. Yetmiyor günlük, haftalık ve yıllık olarak yükselen burcunu da okuyor. 2016 burç yorumlarını hatim edenleri bile gördüm. Doğum haritasını/Yıldız haritasını internetten çıkarabiliyor ama yorumları duyabilmek için aylarca bir astroloğun peşinden koşturuyor. Biliyorum çünkü daha dün ünlü bir astroloğu aradım, 6 ay sonrasına ancak randevu verebileceğini söyledi. 😀

Daha hafta başlamadan gezegenlerin bizi hangi ruh haline sürükleyeceğini öğrenip, ona göre hareket etmeye odaklanıyoruz. Güzel şeyleri duyup kendimizi daha mı iyi hissetmeye çabalıyoruz yoksa başımıza bir iş geldiğinde suçu atacak bir güç mü arıyoruz? Henüz çözebilmiş değilim. Çok net bildiğim bir gerçek var ki, hepimiz çoğu zaman şükretmeyi unutup, herhangi bir güç sarf etmeden hayatımızın değişebileceğine inanıyoruz.

Horoscope circle

Bazen uğraşmadan da geliyor, doğrudur! Kader diyoruz biz ona. Ne yaparsan yap değiştiremezsin. Peki ya kadere giden ve hayatın boyunca önüne çıkan yol ayrımları? Onlarda kadere ulaşmak için aklımızla, kalbimizle seçtiğimiz yollardır. Orada durmak, kalmak, koşmak veya sadece seyretmek senin elinde. Kaderine ulaşan yolu değiştir. Hayatın değişsin. Değiştirmekten korkma.

Sanırım aklım, kalbimle 23-24 yaşlarımda barıştı. Ne zamanki, kalbime sorup devam ettim, işte o anda dünyam değişti. “Benim kalbim onunla gitmek istiyor, yanlış olduğunu bile bile gideceğim!” demekten bahsetmiyorum. Kafamın içindeki 2 yol için her zaman artı/eksi analizi yaparım ben. Yükselen Başağım, hiç atlar mıyım detayları? :) Ne zamanki artılar eksiler her 2 yol içinde aynı, o zaman kalbime sorarım. Sen ne istiyorsun? İlerde dönüp baktığımda hataysa hata, ben kalbimin istediğini yaptım. Başkalarının benim için seçtiklerinden değil, kendi doğrularımdan ilerledim. Varsın yanlış olsun, ben kalbimle yanlış yapayım. Yeter ki benim kendi yanlışım olsun dedim.

Astroloji bunun neresinde diye soracak olursanız, her soruda, her cevapta aslında. Bugün ne renk giymen gerektiğinden, o önemli toplantıyı saat kaça ayarlaman gerektiğine kadar… Peki tüm hayatımızı astrolojiye göre yaşayıp, hata yapmadan ilerlemek ne kadar doğru? Bence değil. Sizinde kalbinizle, astroloji hiç çakışmadı mı? “Merkür gerilerken başlayan aşklar uzun sürmez.” sözlerini duymamazlıktan hiç gelmediniz mi? Burcunuz bangır bangır bugün karar verme derken, siz iç sesinizi susturabildiniz mi?

Ay burcum Koç benim. Bekleyemem, yerimde duramam. Merkür gerilerken teknolojik alet almamak konusunda engin deneyimlerim nedeniyle hem fikirim ama konu aşk ise bir dur orada. Belki de bu aşkın bana öğretecekleri vardır? Belki de yapacağım yanlışların hepsi bana bir şeyler öğretmek içindir. Okuyarak ders alınmaz ki, bazılarımız yaşayıp, görünce ancak anlar. Buradaki bazılarımız ben oluyorum:)

Demem o ki, astrolojiyi bilmek ve takip etmek, eşsiz bir deneyim! Ama hayatını tamamen astrolojiye göre yönlendirmekse boşa geçen zaman. Varsın o saçlar bir kere de Venüs retrosunda kesilsin. Bundan daha güzel deneyim mi olur:)

Sevgiler,

 

Prev Yaz Bakım Dosyası: O Son Üç Kilo Nasıl Verilir?
Next Beylerbeyi'nde Kaçış Noktamız : Mahallenin Kahvesi

About Author

Admin

0 Comments

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!

Leave a Comment